DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 317166-0,79%
Ankara
12°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Admin

Admin

02 Aralık 2022 Cuma

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: “ABD ve NATO, Ukrayna’daki çatışmalara doğrudan müdahil oldu”

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: “ABD ve NATO, Ukrayna’daki çatışmalara doğrudan müdahil oldu”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “ABD ve NATO, Ukrayna’daki çatışmalara doğrudan müdahil oldu” dedi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa’da güvenlik meseleleriyle ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi. Ukrayna meselesinden enerji ve gıda krizine kadar birçok konuda düşüncelerini aktaran Lavrov, özellikle Ukrayna’ya destek vererek Rus petrolüne tavan fiyat uygulaması önerisini getiren batılı ülkelere tepki gösterdi.

Böyle bir kararın kendilerini ilgilendirmediğini belirten Lavrov, “Tavan fiyatın ne olacağı bizi ilgilendirmiyor. Ortaklarımızla doğrudan görüşmeye devam edeceğiz. Çin, Hindistan, Türkiye ve diğer büyük alıcılarımızla ne zaman müzakere etsek, hem şartlar, hem hacim hem de fiyat açısından her zaman bir çıkar dengesi unsuru gözetiliyor” dedi.

Bu kararın üretici ve tüketici arasındaki çıkarlara bakılmadan sadece Rusya’nın cezalandırılması için alınmak istendiğini de vurgulayan Lavrov, “Bu birilerini cezalandırmak isteyenlerin değil, üretici ve tüketici arasında karşılıklı olarak kararlaştırılmalıdır. Bugün petrolden daha fazla gelir elde etmek değil, neo sömürgeci yöntemlere dayanmayan bir sistem inşa etmeye çalışıyoruz. Bunu BRICS’teki (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ortaklarımızla yapıyoruz. ŞİÖ (Şanghay İşbirliği Örgütü) ve AEB (Avrasya Ekonomik Birliği) ile birlikte yapıyoruz. Çin, İran, Hindistan ve diğer ülkelerle ikili ilişkiler üzerinden yapıyoruz” dedi.

“Biz müzakere talep etmedik ancak birileri isterse konuşuruz”

Ukrayna kriziyle ilgili yaptığı açıklamalarda kendilerinin Kiev ile bir müzakere talebinde bulunmadığını belirten Lavrov, “Özel askeri operasyonlar sırasında takviye güçler toplanması için sürekli müzakere talebinde bulunmakla suçlandık. Bu hem gülünç hem de yalan. Bu hiç hoş bir şey değil. Hiçbir zaman herhangi bir müzakere talebinde bulunmadık. Ancak birileri müzakere yoluyla çözüme ilgi duyuyorsa onları dinlemeye hazır olduğumuzu söyledik. Geçtiğimiz mart ayında Ukrayna’nın talebi doğrultusunda Kiev tarafıyla müzakereler yürütüldü ve bu müzakerelerde Rus tarafının sunduğu şartlar kabul edildi. Ukrayna, bu anlaşmayı İngiltere ve ABD’nin baskısıyla imzalamadı.

“ABD ve NATO, Ukrayna’daki çatışmalara doğrudan müdahil oldu”

Ukrayna’daki savaştan batılı ülkeleri sorumlu tutan, ABD ve NATO’nun bu çatışmalara doğrudan müdahil olduğunu da savunan Lavrov, “Biz sizin Rusları öldürmek için Ukrayna’ya ölümcül silahlar sevk etmenizi sağlayan enerji tesislerinizi devre dışı bırakıyoruz. Bu nedenle ABD ve NATO’nun bu savaşa katılmadığını söylemeye gerek yok. Sadece silah sevkiyatıyla değil, aynı zamanda personel yetiştirerek. Kendi topraklarınızda, İngiltere, Almanya, İtalya ve diğer ülkelerin topraklarında asker yetiştiriliyor. Kendi topraklarında askeri eğitimlerinin yanı sıra yüzlerce batılı eğitmen sahada silahların nasıl kullanılacağına dair eğitimler veriyor” ifadelerini kullandı.

“NATO, Asya – Pasifik’te tehlike oluşturuyor”

NATO’nun, Asya-Pasifik bölgesinde de icraatlarda bulunduğuna dikkat çeken Lavrov, “NATO’nun Avrupa’yı takip eden eylemleri Asya-Pasifik bölgesinde de gerilim yaratıyor. Buna karşılık Rusya ve Çin askeri işbirliğini geliştiriyor. Çin Halk Cumhuriyeti’nin bu tür bir provokasyonu (NATO’nun, Asya – Pasifik icraatları) ne kadar çok ciddiye aldığını biliyoruz. Tayvan ve Tayvan Boğazı’ndan bahsetmiyorum bile. Rusya Federasyonu’nun sınırları Çin topraklarına kadar uzanıyor. Bu nedenle ortak tatbikatlar gerçekleştiriyoruz, terörle mücadele tatbikatları yapıyoruz ve ortak hava devriyeleri gerçekleştiriyoruz. Bunlar, her türlü gelişmeye hazır olduğumuzu gösteren ihtiyati tedbirlerdir. Ancak ABD liderliğindeki NATO üyelerinin Avrupa’nın ardından burada da patlayıcı bir durum yaratmaya çalıştıkları herkes tarafından iyi anlaşılmıştır” şeklinde konuştu.

“Rus gübre ve tahılına yaptırım uygulanıyor”

Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünyaya sevkiyatı ile ilgili imzalanan tahıl anlaşmasına da dikkat çeken Lavrov, Bu anlaşmada Rus tahıl ürünlerinin sevkiyatına da izin verildiğini ancak Avrupa ve batılı ülkeler tarafından yaptırımların sürdüğünü söyleyerek, “BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rus tahıl ürünleri önündeki engelleri kendi inisiyatifiyle kaldırdı. Ancak anlaşmanın üzerinden 5 ay geçti. Avrupa Birliği ve ABD bu konuda son derece yavaş. BM’deki bazı meslektaşlarımız her seferinde bazı istisnaların göz ardı edilmesini söylüyor. AB’nin, Rus tahıl ve gübrelerine yaptırım uygulanmadığına dair bazı açıklamalar duyuyoruz. Bu tamamen yalan. Rusya’dan tüm gıda ihracatının yüzde 90’ına hizmet veren Rosselhozbank olmak üzere tüm bankacılık hizmetlerinin kısıtlanması ve Rus gemilerinin Avrupa limanlarına girişlerinin engellenmesi bu ürünlerin (Rus tahıl ve gübrelerinin) sevk edilmesini engelliyor” dedi. – MOSKOVA

Devamını Oku

Açılış gösterisine hayran kalan Erdoğan, Bakan Karaismailoğlu’na talimatı verdi: Kızlarımızın, davul zurna ekibimizin hediyelerini sen alacaksın

Açılış gösterisine hayran kalan Erdoğan, Bakan Karaismailoğlu’na talimatı verdi: Kızlarımızın, davul zurna ekibimizin hediyelerini sen alacaksın
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden Ağrı Hamur-Tutak- Patnos Devlet Yolu Açılış Töreni’ne canlı bağlantı ile katıldı. Renkli anların yaşandığı açılışta halk oyunu gösterisi sergileyen Ağrılı kızların performansına hayran kalan Erdoğan’ın Bakan Karaismaoğlu’na verdiği talimat dikkat çekti.

“HEDİYELERİNİ İHMAL ETME”

Açılışın ardından oyun oynayan kızların performansını izleyen Erdoğan, oyun sonunda Bakan Karaismailoğlu’na seslenerek, “Adil Bey kızlarımızın, davul zurna ekibimizin hediyelerini ihmal etme. Sana havale ediyorum. Hediyelerini sen alacaksın.” ifadelerini kullandı. Karaismailoğlu ise Cumhurbaşkanı’na “Başüstüne” diyerek yanıt verdi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

“Ağrı gerçek kimliğini bulmaya başlamıştır. 2,5 milyarlık yatırımla mesafe 35 dakikada kat edilecek. Ulaşım yatırımlarını kalkınmanın temel altyapısı olarak görüyoruz. Tarihi İpek Yolu’nu yeniden ihya etmeye kararlıyız. Projemizin ülkemize yıllık katkısı; 70 Milyon lirası vakitten 41 Milyon lirası yakıttan olmak üzere 111 Milyon lirayı bulurken, 8 Bin 500 tona yakın karbon azaltımına da vesile olacaktır. Zengezur güzergahında hayata geçmesiyle; Ağrı’nın uç beyliği yaptığı bu bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliği zirveye çıkacaktır.

1 SAATLİK MESAFE 35 DAKİKAYA DÜŞECEK

Yaklaşık 2,5 milyar liralık yatırımla hayata geçirdiğimiz bu yol sayesinde Ağrı ile Patnos arasındaki mesafe 1 saat değil 35 dakikada kat edilebilecek. Terör tehdidini sınırlarımızın dışına atmamızla birlikte Doğu Anadolu bölgemizde de gözle görülür bir yatırım hareketliliği başladığını görüyoruz. Açıklanan büyüme rakamları doğru istikamette olduğumuzu gösteriyor. 2023 hedeflerine kararlılıkla ilerlemekle kalmıyor Türkiye Yüzyılı’na da hazırlanıyoruz.

“PROJE İLE HIZLI, GÜVENLİ VE KONFORLU BİR ULAŞIM HİZMETİ TESİS EDİLECEK”

Proje ile Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos arasında bölünmüş yol kalitesiyle hızlı, güvenli ve konforlu bir ulaşım hizmeti tesis edilecek. Doğu Anadolu’yu Güneydoğu Anadolu’ya bağlayan kuzey-güney aksı konumundaki Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos Devlet Yolu’nun bölünmüş yol haline getirilmesiyle başta tarım, hayvancılık ve turizm olmak üzere Ağrı’nın sosyoekonomik gelişimine önemli katkılar sağlanacak.

Ağrı ve Kars’ta yaygın olan büyükbaş hayvancılıktan elde edilen ürünlerin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne daha kısa sürede ve güvenli taşınmasını sağlayacak yol, Güneydoğu’dan Ağrı Dağı ve Van Gölü gibi turizm lokasyonlarına da ulaşımı kolaylaştıracak. Ayrıca, Murat Nehri üzerine inşa edilmesi planlanan hidroelektrik santral projeleri nedeniyle baraj suları altında kalacak mevcut yol kesiminin viyadükle geçilmesi sağlanarak, ulaşımın kesintiye uğramasının önüne geçildi. Bölünmüş yol ile Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos arasında daha önce 60 dakika süren seyahat süresi 25 dakika kısaltılacak ve 35 dakikaya inecek.”

Devamını Oku

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez madencilerle buluştu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez madencilerle buluştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye Kömür İşletmeleri’nde (TKİ) madencilerle bir araya geldi.

TKİ Genel Müdürlüğünde 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliğe katılan Dönmez, ilk olarak genel müdürlükte bulunan güneş panelleri ve elektrikli araç şarj istasyonlarından oluşan 120 kilovatlık güç kapasitesine sahip “Çatı

GES ve Şarj İstasyonu”nun açılışını yaptı.

Ardından düzenlenen 4 Aralık Dünya Madenciler Günü etkinliğine katılarak burada “Hikayemiz Kömür” isimli belgeseli izledi.

Dönmez, burada yaptığı konuşmada, Amasra’da yaşanan maden kazasına ilişkin “İnşallah bu ve benzeri kazaların olmaması için bugüne kadar gösterdiğimiz gayretin çok daha fazlasını göstereceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.” ifadelerini kullandı.

Kamuoyunda bu konu hakkında doğru veya yanlış birçok bilgiler olduğuna dikkati çeken Dönmez, şöyle devam etti:

“Sizlere sadece şunu söyleyeyim. Her iddia detaylıca araştırılıyor. Hiçbir karanlık noktanın kalmaması için hem adli merciler hem bilirkişiler hem de bakanlıklarımızın uzmanları çalışıyor. Kazada en ufak ihmali bulunan kim varsa gereğinin yapılacağını ilk gün söylemiştim. Bugün de aynı hissiyat, aynı kararlılık içindeyiz.”

Dönmez, madencilerin çalışma şartlarında yapılan iyileştirmelere değinerek, yer altı kömür madenlerinde çalışan madencilerin ücretlerinin en az iki asgari ücret düzeyine getirildiğini, İş Güvence yasası ile yer altı işlerinde çalışan işçilerde artık kıdem şartı aranmadığını ve yer altı madenlerinde haftalık çalışma süresinin de 45 saatten 37,5 saate düşürüldüğünü aktardı.

Senelik izinlerin 4 gün uzatıldığını, emeklilik yaşının 55’ten 50’ye çekildiğini kaydeden Dönmez, yıpranma haklarıyla birlikte madencilerin 43 yaşında emekli olabildiğini söyledi.

Dönmez, çalışma güvenliği alanında ise Yer Altında Hayat Hattı sisteminin kurulması zorunluluğu, bekleme barajlarının yapılması, malzeme bulundurma zorunluluğu, acil durum tatbikat sürelerinin periyodik olarak 6 aya düşürülmesi başta olmak üzere çeşitli adımların da kendi dönemlerinde atıldığını belirterek, “Daha ne yapabiliriz, madencilerimizin çalışma konforunu daha nasıl yükseltebiliriz, bunun üzerine çalışmaya devam ediyoruz. Sizlerden gelen bildirimlerin hepsini not ediyoruz. Yöneticilerimize diyoruz ki bunlar üzerinde çalışın.” ifadelerini kullandı.

Dünya genelinde madencilik alanında yaşanan gelişmelerin an be an takip edildiğinin, iyi olan ne varsa Türkiye’ye getirildiğinin ve son yıllarda özellikle denetimlerin artırıldığının altını çizen Dönmez, 2019’da 8 bin 602, 2020’de 5 bin 523, 2021’de 8 bin 129 ve 2022 Kasım sonuna kadar 7 bin 419 madenin yerinde denetlendiği bilgisini paylaştı.

Dönmez, yerli kömür başta olmak üzere madenlerin gün yüzüne çıkarılması atağını “Bağımsız Enerji Güçlü Türkiye” diyerek başlattıklarını anımsatarak, şunları kaydetti:

“Sizlerin gayretleriyle inşallah Türkiye Yüzyılı kalkınmanın, büyümenin, üretmenin, refahın, enerjinin yüzyılı olacak. Biz hep birlikte güçlüyüz. Hep birlikte Türkiye’yiz ve hep birlikte Türkiye’yi aydınlatmaya devam edeceğiz. Sözlerime burada son verirken davetimize icabet ederek buraya kadar geldiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Bugün vesilesiyle bir kez daha Dünya Madenciler Günü’nüzü bir kez daha tebrik ediyor, ahirete intikal eden maden şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum.”

Bakan Dönmez konuşmaların akabinde madencilerle bir araya gelerek taleplerini dinledi.

Devamını Oku

Hull Cityli taraftarlar Antalya’ya hayran kaldı

Hull Cityli taraftarlar Antalya’ya hayran kaldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İngiltere Championship ekiplerinden Hull City’yi izlemek için kulübün sahibi Türk iş insanı Acun Ilıcalı tarafından Türkiye’ye getirilen taraftarlar, Antalya’da olmaktan memnun olduklarını bildirdi.

Şota Arveladze ile yollarını ayırdıktan sonra teknik direktör Liam Rosenior ile anlaşan Hull City, 2022 FIFA Dünya Kupası nedeniyle liglere verilen arada Antalya’da kamp yapıyor.

Kulübün sahibi Acun Ilıcalı’nın davetiyle Antalya’ya gelen 320 Hull Cityli taraftar da kamp çalışmalarını takip ederek takımlarını destekliyor.

Kentteki 5 yıldızlı bir otelde tatil yapan taraftarlar, formalarını üzerlerinden hiç çıkartmıyor, tezahüratlar yaparak takımlarına sevgilerini gösteriyor. Futbolcuları da yalnız bırakmayan taraftarlar, Acun Ilıcalı ve teknik heyetten isimlerin katıldığı söyleşilerde de yer alıyor.

Kentteki tema parklarda hız treni, korku tüneli, hız kaydırağı gibi aktivitelere katılarak eğlenen taraftarlar, güzel havanın tadını çıkardıkları Antalya’da olmaktan mutluluk duyuyor.

Büyük bir kısmı ilk kez Türkiye’ye gelen Championships ekibinin taraftarları, Antalya sahilinin doğal güzelliğinden, güneşinden ve gösterilen misafirperverlikten etkilendi.

Yıllardır takımları Hull City’i tribünde yalnız bırakmayan kulübe üye 5 bin taraftar arasından yapılan çekilişle Antalya tatilini kazanan İngiliz futbolseverler, AA muhabirine, Türkiye ve takım hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Sıkı bir Hull City taraftarı olduğunu belirten 60 yaşında Ian Tottem, hayatının maçlarda geçtiğini söyledi. Antalya’ya geldiği için çok şanslı olduğunu dile getiren Tottem, “Bu benim bu sene içinde Türkiye’ye dördüncü gelişim. Ancak ilk kez Antalya’ya geliyorum. Daha önce hep Hisarönü’nde tatilimi geçirdim. Acun Ilıcalı’ya bize böyle bir fırsat tanıdığı için minettarım.” dedi.

Emekli banka müdürü olan 70 yaşındaki Richard Brown ise Türkiye’ye ilk kez geldiğini anlattı. Antalya’da çok güzel, dost canlısı bir atmosfer bulduğunu aktaran Brown “Gerçekten gösterilen ilgiden memnun kaldım. Acun Ilıcalı, biz taraftarlara ‘Elinde iki yıldan fazla sezon bileti olanlar arasında bir çekiliş yapıp, şanslı isimleri Türkiye’ye getireceğim’ dedi. 320 taraftar da 5 bin kişi arasından bu çekilişin kazananı oldu. 53 yıllık kulüp üyesiyim, her sezon da biletlerimi alırım.” ifadelerini kullandı.

“Ozan Tufan yetenekli bir oyuncu”

İngiltere Championships’te 24 puanla 20. sırada bulunan Hull City’nin ligde istedikleri yerde olmadığını söyleyen Brown, “Sezon başında çok sakatlıklar vardı, onlar iyileşmeye başladı. Ozan Tufan ilk geldiğinde Championship için yeterli değildi, şimdi ise toparlandı. Çok yetenekli bir oyuncu, yararlı olacağını düşünüyorum. Teknik direktör Liam Rosenior de Hull City’de de oynamış camiayı bilen bir isim.” değerlendirmesinde bulundu.

Kulübün sahibi ve başkanı Türk iş insanı Acun Ilıcalı hakkında da konuşan Brown şunları aktardı:

“Çok akıllı biri, mükemmel bir başkan. Taraftarlarla teması olan, onlarla diyaloğa açık biri. Bazı hatalar da yaptı ama herkes yanlış yapabilir. İngiltere’deki popülaritesi çok yüksek, reklam işini iyi biliyor. İngiltere’de hiçbir başkan böyle büyük bir organizasyon yapamaz.”

Antalya’ya hayran kaldılar

Diğer bir taraftar Ann Brown da tatilin harika geçtiğini ve ortamı çok güzel bulduğunu belirterek, “Antalya’da bizi çok iyi ağırlıyorlar. İyi ki piyango bize çıkmış.” dedi.

İngiliz taraftarlardan Richard Camplin de Antalya’da havanın mükemmel, konaklamalarının kusursuz olduğunu belirtti.

Acun Ilıcalı’nın kulübü bambaşka bir havaya büründürdüğünü ifade eden Camplin, “Acun, kulübü baştan aşağı değiştirdi. Herkese açık, taraftarın görüşüne değer veren birisi.” yorumunu yaptı.

Kadın taraftar Aukse Andriuliene de Türkiye’ye geldiği için çok mutlu olduğunu dile getirerek, “İlk defa geliyoruz ve tatilimiz mükemmel gidiyor. Piyango bize vurduğu için çok şanslıyız. Her detayı düşünülmüş mükemmel bir organizasyon.” diye konuştu.

Ian Rowbottom ise Hull City takımına da Antalya kampının yararlı olacağını düşündüğünü belirterek, Ilıcalı’nın mükemmel bir organizasyona imza attığını belirtti.

Devamını Oku

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, canlı yayında soruları yanıtladı Açıklaması

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, canlı yayında soruları yanıtladı Açıklaması
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, altılı masanın anayasa çalışmasına ilişkin, “Ana fikri olmayan, ne söylediği belli olmayan, 2023 seçimlerine ilişkin de bir şey söylemeyen bir metindir.” dedi.

Kurtulmuş, CNN Türk canlı yayınında soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

“Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) konusunda takvim bitti mi, çalışma ne aşamada?” sorusu üzerine Kurtulmuş, “Bu konu 1 milyon 900 bin küsur vatandaşımızı birebir ilgilendiren bir mesele. Artık son noktaya doğru gelinmiştir rötuşları yapılarak, belli bir zamanlama ile Meclis takvimi de dikkate alınarak, biliyorsunuz bir bütçe maratonu var, o takvim de göz önünde bulundurulacak.” dedi.

Süreçle ilgili açıklamayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın paylaşacağını bildiren Kurtulmuş, Meclis Başkanı’nın isterse Meclisi bütçeden sonra da çalıştırabileceğini, bunun teknik bir mesele olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, “Hükümetimiz bu anlamda çalışmasını tamamlamıştır, Çalışma Bakanlığımız çalışmalarını son noktaya getirmiştir. Onların rötuşları yapılarak Cumhurbaşkanı’mız kamuoyuna açıklayacaktır. Sadece açıklanması değil, hızlı bir şekilde yasalaşması süreci de hükümetin gündemindedir.” diye konuştu.

Emeklilikte, yıl ve prim dışında yaş kriteri bulunduğunu hatırlatan Kurtulmuş, bunlarla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının detaylı bir hazırlık yaptığını, hem beklentileri karşılayacağını hem de rasyonel bir adım atılacağını vurguladı.

“Tatmin edici bir asgari ücret açıklanacağını ümit ediyorum”

2023 yılı asgari ücret ile ilgili sürecin bugün itibarıyla başlayacağını belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Tabii ki bir rakam söylemem ama sonuçta asgari ücretin nasıl tespit edileceği bellidir. Üçlü mekanizma içerisinde herkes kendi teklifini getirecek ve Türkiye’nin ekonomisinin genel dengeleri içesinde burada makul bir asgari ücretin belirlenmesine çalışılacaktır. Hükümet olarak burada bizim temel meselemiz, özellikle son dönemde bu içinden geçtiğimiz olağan dışı şartların vatandaşımızın alım gücünü azaltmaması için, nasıl geçen yıl bir yıl içinde iki kez zam yapıldığıysa, bu asgari ücrette de hakikaten vatandaşımızın iyi olduğu, tatmin edici bir asgari ücret açıklanacağını ümit ediyorum. Burada Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ve hükümetimizin ana fikri, vatandaşımızı hayat pahalılığının altında ezdirmemektir. Vatandaşımızın alım gücünü artıracak, destekleyecek bir ücretin bu komisyon çalışmaları sonucu ortaya çıkacağını düşünüyorum.”

“Türkiye başından itibaren frene basmak yerine gaza basmayı tercih etti”

“Büyüme rakamları açıklandı, bunun vatandaşa yansıması, alım gücü enflasyon dengesi ne zaman sağlanır?” sorusunu da yanıtlayan Kurtulmuş, Türkiye açısından pandemi döneminin parantezinin kapandığını söyledi.

Pandemi sonrasında çok hassas bir dönemin devam ettiğini bildiklerini dile getiren Kurtulmuş, “Burada bizim başından beri üzerinde durduğumuz şey tezgahı dağıttırmamaktır. Böyle dönemlerde tezgah dağılırsa üretim biterse, esas milli ekonomiler için tehlike sinyalleri oradadır. Türkiye başından itibaren frene basmak yerine gaza basmayı tercih etti. Türkiye’nin bugünkü büyüme rakamları, bu gaza basma stratejisinin sonucudur.” dedi.

Büyümenin üretmek olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şu açıklamalarda bulundu:

“Büyüme çok tabii olarak vatandaşımıza yansıyor. Burada temel meselelerimizden biri de enflasyondur. Enflasyonun da OVP’de (Orta Vadeli Program) öngörülen seviyesinde seyrederek, inşallah en kısa zamanda kontrol altına alınacağı, zaten bir düşme eğiliminde olduğu görülüyor. Ümit ediyorum ki tabii çok dramatik bir düşüşten ziyade, belli seyir içinde enflasyonun düşeceği görülüyor. Bu da vatandaşlarımız için olumlu bir sinyaldir. Bu makro ekonomik göstergelerin yanına yeni bir olumlu gösterge olarak ortaya çıkacaktır. Önümüzdeki dönemde en önemli mücadele enflasyonla mücadele olmak zorundadır. Bu mücadeleyi de inşallah başarıyla yerine getiririz.”

Kurtulmuş, marketlerde izah edilemez fiyat artışları olduğunu, bununla ilgili Ticaret Bakanlığının gerekli tedbirleri aldığını söyledi.

“Türkiye’yi ileriye taşıyan bir teklif değildir”

Altılı masanın pazartesi günü açıkladığı anayasa çalışmasına ilişkin soruyu da yanıtlayan Kurtulmuş, “Ben çok detaylı okudum ama maalesef üzülerek ifade etmek gerekirse hiçbir şekilde ciddiye alınmayacak bir metinle karşı karşıyayız.” dedi.

Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Ana fikri olmayan, ne söylediği belli olmayan, 2023 seçimlerine ilişkin de bir şey söylemeyen bir metindir. Burada Sayın Cumhurbaşkanı’mızın tespiti son derece doğrudur, masanın görünen ve görünmeyen bileşenlerini memnun edecek her şey bu taslak içerisine konulmuştur. Bu bir anayasa değişikliği teklifidir, kozmetik bir metindir. Bunlar bu teklifleriyle ‘Türkiye’yi nasıl geriye götürürüz’ onun çalışmasını yapmış. Biz Türkiye’de zaten millet iradesinin bölük pörçük hale getirilerek farklı yerlerde kullanılmasını, yani eski vesayet odakları tarafından Türkiye’de millet egemenliğinin bir şekilde baskı altına alındığı dönemleri geride bıraktık.”

Kurtulmuş, Türkiye’nin durduk yere Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmediğini vurgulayarak, “Herkesin karıştığı, askeri vesayet odaklarının had bildirdiği, bunların toplanarak siyasete yön verdiği dönemler artık geride kaldı.” dedi.

Ortaya konulanın aslında bir parlamenter sistem teklifi de olmadığını ifade eden Kurtulmuş, “Hem cumhurbaşkanı seçilecek hem başbakan seçilecek, bunun adı olsa olsa yarı başkanlık sistemi olur. Teklif ettikleri şeyin ne olduğunu da bilmiyorlar. Bu Türkiye’yi ileriye götürme değil, geriye götürme sistemidir. Geri bir tekliftir, Türkiye’yi ileriye taşıyan bir teklif değildir, bir de tamamen reaksiyoneldir. Eğer eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı. Bu teklif 2023’le ilgili bir teklif değil. Mevcut 81 Anayasasına özenen bir tavır içerisinde, ölmüş vesayet odaklarını yeniden diriltme çabalarından başka bir şey değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu denenmiş bir yoldur, eski bir yoldur”

CHP’nin 3 Aralık’ta vizyon belgesi açıklayacağı hatırlatılarak, “Ekonomi danışmanları çok konuşuldu, yorumunuz nedir?” sorusu üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“CHP resmi bir açıklama yapıp ismi geçen zatları ilan etmeden bir şey söylemek doğru değil ama CHP’nin bu tecrübesi bize yabancı değil. Sayın Kemal Derviş’in bir zamanlar Türkiye’deki ekonomik gidişattan çıkış için nasıl yurt dışından Türkiye’ye ihraç edildiğini, ithal edildi demiyorum ihraç edildiğini ve rahmetli Ecevit’in yanına nasıl monte edildiğini çok iyi hatırlıyoruz. Artık bu heveslerden vazgeçsinler, ben bu iki kişinin saygın isimler olduğunu biliyorum, o ayrı bir şey ama sonuçta hiç kimsenin Türkiye’ye ihraç edilen isimler üzerinden, Türkiye’nin sorunlarını çözmek gibi bir yanlışın içine düşmemelerini tavsiye ederim. Bu denenmiş bir yoldur, eski bir yoldur, bayat bir yoldur.”

“Bölge ülkeleriyle normalleşme sürecini hızla tamamlamamız gerekiyor”

Suriye’ye bir kara operasyonuna ilişkin Amerika ve Rusya’dan gelen mesajların da sorulduğu Kurtulmuş, “Biz başka ülkeler gibi terör dendiği zaman uzakta bir şeyden bahsetmiyoruz. Hemen burnumuzun dibinde, İstiklal Caddesi’nde bomba patlatabilen, sınırlarımıza bomba atabilen bir terör yapılanmasından bahsediyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin bu terör örgütlerini sonlandırması, herhalde Türkiye için hayati meselelerden birisidir.” dedi.

Bölge politikaları bakımından bazı ülkelerle aralarında çok önemli farklar bulunduğunu aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Türkiye için bu bölgenin selameti, Türkiye’nin birliği, milli menfaati, bu bölge halklarının bölgedeki ülkelerin daha fazla entegrasyonu, daha fazla işbirliği, aradaki sorunlarını müzakere ile çözebilme beceresini kazanmasından geçiyor. Örneğin, ABD ve başka bazı ülkeler için bu bölgede kendi milli menfaatleri bu bölgenin daha fazla dağılması, parçalanması ve ufalanmasından geçiyor. İşte onun için birtakım terör örgütleri vekalet savaşlarının unsurları olarak destekleniyor. Bunlara yardımlar yapılıyor. Siyasi, lojistik belki istihbari destekler veriliyor. Bu ana farkı görmek mecburiyetindeyiz.”

Kurtulmuş, Türkiye’nin teröre karşı mücadelesinde kararlı olduğunun altını çizerek, terörün arkasındaki desteklerin tamamıyla ortadan kaldırılmasına dönük bir mücadelenin topyekun yapılması mecburiyetinde olunduğunu vurguladı.

Bunun siyasi, ekonomik mücadeleyi gerektirdiğini ifade eden Kurtulmuş, “Bölge ülkeleriyle normalleşme sürecini hızla tamamlamamız gerekiyor. Süratle bu normalleşme sürecinin tamamlanması, bu bölgede Irak’ın da Suriye’nin de İran’ın da toprak bütünlüğünün temin edilerek bölge ülkeleri olarak bu meseleyi çözecek adımları atabilmemiz lazım. Bu atmosfer böyle devam ettiği sürece bu vekalet savaşlarını kullanmaya devam ederler, daha canımızı çok yakarlar. Burada akılla bunu aşabilecek noktadayız.” dedi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.